Rodos’un Mitolojisi

Bu kadar dogal guzelligin bir yerde toplanmasi adanin yerel halkinin hayal gucunu de etkisi altina almis ve adanin dogmasi ve tarihine dair bir cok guzel mitin dogmasina neden olmustur. Bu efsanelerden birinde Pindor’a gore, Zeus Titanlari yendikten sonra dunyayi Olimposlu tanrilar arasinda bolusturmeye karar verir. Ancak gunes tanrisi Helios, gunluk gezintilerinden birine ciktigi icin, bu ani kacirmis ve kendi payina dusen toprak parcasini alamamistir. Zeus adil olmak isteyerek, tekrardan bir paylasim yapmak ister ancak Helios, bunu ertesi gun gunes dogarken denizden cikan yerin kendisine ait olacagini soylerek reddeder. Ertesi gun safak soktugunde, Helios turkuaz sular icerisinden cikan cok guzel yemyesil Rodos adasini gorur. Adanin guzelligiyle bastan cikan Helios tum isigiyla burayi yikar. Bundan sonra ada gunesin adasi olarak kalir.

Adada, Helios ve Rodos perisinin 7 erkek cocugu olur, Helidae, Ochimus, Cercaphus, Macareus, Actis, Tenages, Triopas ve Candalus. Rodos krali olan Cercaphus’un Kalimnos, Lindos ve Ialysos adinda uc erkek cocugu olur, daha sonra onlar adayi miras olarak alir ve uc parcaya ayirirlar ve boylece herbir sehire kendi adlarini verirler.

Tabiiki de bu efsaneler, olaylari yorumlamak adina insanoglunun kendi hayal gucunu kullanmasinin bir urunudur. Ornegin, cografi olarak Rodos’un olusumu yeryuzeyindeki olusum sirasinda tektonik plakalarin oynamasi ve yukari cikmasi sonucu meydana gelmistir. Benzer sekilde, adanin tum yil gunes isigiyla yikandigi goz onunune alinirsa Helios’un Rodos’a olan aski da tesaduf olarak gorulemez. Bu nedenle ada, Helios’un gelini olarak adlandirilmis ve denizin kopuklerinden cikan Afrodit’e ait oldugu da iddia edilmistir.

Kolossos heykeli

Antik dunyanin yedi harikasindan biri, Güneş tanrısını simgeleyen bu dev heykel 33 metre yükseklikte olup, denildiğine göre, Rodos Limanında ayaklarının her biri karşıyakaya basmaktaydı. Limanin genisliginin 400 metre oldugu gozonune alindiginda, bunun imkansiz oldugu soylenmektedir.

Antikcagda Rodoslularin diger Yunan sehir devletlerine karsi bir savasa girmedigi bilinmektedir. Rodos bagimsizligini korumak ve ticari aktivitelerini rahatsiz edilmeden devam ettirmek istediyse de bir cok kez baska gucler tarafindan fethedilmistir. Buyuk Iskender’in halefleri arasinda cikan Diadochi savaslari sirasinda, Isa’dan once 4.yy da Rodos Antigonus 1 Monophtalmus’un oglu Demetrius Poliorcetes tarafindan fethedilmistir. Kusatmanin birinci senesinden sonra Ptolemi 1.Soter tarafindan yollanan kurtarma gucu Rodoslularin kusatmayi kaldirmasina ve kusatmacilarin bir cok silahini adada terketmesine yardim etmistir. Zaferlerini kutlamak icin, Rodoslular bu silahlari satmislar ve, gelen parayla en buyuk tanrilari Helios adina etkileyici bir heykel insa ettirmislerdir. Romali doga filozofu Pliny the Elder’e gore, bronz heykel Lindoslu heykeltras Chares tarafindan tasarlanmis ve insasi 12 sene surmus ve isadan once 282’de tamamlanmistir. Bronz heykel demir bir zemin ustune oturtulmus ve ici bos oldugundan dolayi heykelin durusunu guclendirmek adina isciler ayaklarina dev taslar yerlestirmislerdir. İnsasindan uzun bir sure sonra, adaya gelen ziyaretcileri bu heykel selamlamistir.

56 yil sonra, Isa’dan once 226’da, Rodos’u buyuk bir deprem vurmus ve heykelin dizlerinin kirilmasina neden olmus ve Colossos kuru zemin ustune yikilmistir. 3. Euergertes Ptolemi yeniden insasinin masraflarini ustlenmeyi teklif etmis ancak Delphideki bir kahinin sozlerine ve Helios’u gucendirdiklerine inanan Rodoslular korkmus ve yeniden insasini kabul etmemis ve 900 sene enkazi oldugu yerde birakmislardir. İsa’dan sonra 654’te Suriyeli bir prens Rodos’u ele gecirmis ve Colossos’un parcalarini ulkesine goturdugu soylenmistir. Bu parcalarin da buyuk olasilikla parcalari bozuk para yapmak icin eriten bir tacire satildigi dusunulmektedir.

[nggallery id=8]


Similar Posts