Tarih

Ege denizi ve Orta Dogu ile Misir kiyilari arasinda, iki buyuk Akdeniz deniz rotasinin kesisme noktasinda bulunan adanin stratejik konumu, Rodos’un kulturel ve ekonomik tarihini sekillendirmistir. Onemli ticaret noktalari uzerindeki konumu, Rodos’a buyuk bir zenginlik getirmis ve adanin ticari gelisimine katkida bulunmus olsa da, ayni zamanda istilaci guclerin istahini da kabartmistir.

Yunan mitolojisine gore adanin esas sakinleri Telchines ler idi, bunlar buyu gucune sahip olup seytani insanlarin tuhaf bir irkiydilar. Kalythies’teki arkeolojik buluntular adadaki en erken insan yerlesiminin gec neolitik caga kadar uzandigini gostermektedir. İsa’dan once 16.17 yy.in baslarinda hatta belki de daha erken donemde Mineonlar Rodoslular ile temas kurmuslardir ve Trianda’daki Isa’dan once 16. yy.a ait buluntular buyuk olasilikla Minos kolonilerine aittir.

İsa’dan once 15 yyin ortalarinda Minos medeniyetinin dagilmasini takiben, Homeros’ un Akhalar olarak adlandirdigi Mycaneanslar adayi istila etmislerdir. Yunan karanlik caginin baslangicinda, Isa’dan once 11 -12 yy arasinda, Mycaneanslarin dususunun ardindan Dorlar Rodos’a hakim olmuslardir. İlyada’ya gore, liderleri Tiepolomus’un emrinde, boylarina gore uc ayri topluluga bolunmusler ve Lindos, Kameiros ve Ialysos adli uc sehir devletini kurmuslardir.

İsadan once 7.yy boyunca bu uc sehir devleti, Knidos, Kos, Halikarnassos ve Dorlarin Hexapolis i ile Iyonya Birligi’ne karsi bir ittifak olusturmuslardir , bu sayede gelisip Akdeniz’de koloniler de kurabilmislerdir. İsa’dan once 6. Yy.da antikcagin 7 bilgesinden biri olan , Metron Ariston olarak da bilinen, tiran Ceobolus’un Lindos’un krali oldugu soylenmektedir.

Marathon ve Salamis savaslarinda Perslerin yenilgiye ugramalari ile birlikte, bu uc sehir devleti, Isa’dan once 477’de Delian Birligi’ni kurmuslardir. Atina ve Sparta arasindaki Peleponnes savaslari sirasinda ise tarafsiz kalmislar ve sonunda Atinalilar ittifaka egemen olmus ve Is;dan once 404’de savasin bitmesinden hemen once agir vergilere tabi tutulmuslardir.

İsa’dan once 408’de uc sehir devleti birlesmis ve Miletoslu Hippodamus’un sehir planlarina gore insa edilen Rodos sehrini kurmustur. Efsaneye gore ayni plani Buyuk Iskender, Misir’da Aleksandria sehrini insa ederken de kullanmistir. Bu donem boyunca Rodos ticari iliskilerini gelistirmis ve politik bakimdan, bazen Sparta ile bazen Atina ile ittifaklar icerisine girmis ve kendi bagimsizligini koruyacak tum araclari kullanmistir.

Rodos daha sonra Buyuk Iskender ile ittifak kurmustur. İsa’dan once 323’de Iskender’in olumu sonrasi halefleri arasinda anlasmazliklar cikmis ve Diadochi imparatorlugun kontrolunu ele gecirmistir. İsa’dan once 305’de Antigonus 1 Monophtalmus’un oglu, Demetrius Poliercetes, Rodos’un Ptolemilerle ittifakini kirmak icin adanin merkezini kusatmistir. 400 gemi ve 40000 adam ve buyuk cogunlugu suvarilerden ve Hilepolis adi verilen 38 metre uzunluga ulasan ve kocbasi 55 mt. uzunlugunda olan kusatma kulelerini iceren kusatma silahlarindan olusan buyuk bir orduyu beraberinde getirmistir. Sayisal ustunlugune ragmen sehri ele gecirememis ve bir sene sonra kusatmayi kaldirmistir. Rodoslular Demetrius tarafindan birakilan kusatma silahlarini satmislar ve bundan gelen parayla antik dunyanin yedi harikasindan biri olan unlu Colossos heykelini yaptirmislardir.

Delos gumruk vergilerinden muaf bir liman ilan edince, Roma ile kurulan ittifak Isa’dan once 2. yy.da sona ermistir. Daha sonra Romali general Cassius Isa’dan once 42’de adayi fethetmis ve yagmalamistir.

Adaya hristiyanlik Isa’dan sonra 1.yy. da Saint Paul tarafindan getirilmistir, Incil’de de bu konudan bahsedilmektedir. 395’de Rodos Bizans Imparatorlugunun bir parcasi olmustur. 653’de Araplar adaya gelmis ve daha sonra 1046’da Cenovalilar adayi isgal etmislerdir. 11. yy.da Alexius Komnenios’un hukumranligi boyunca Bizanslilar adaya tekrar egemen olmus ve ada uzerindeki ticari haklarini daha sonra Venediklilere devretmislerdir.

1309’da Kuduslu Saint Jean sovalyeleri adayi fethetmislerdir. Adayi kutsal sehre yapilan seferler icin askeri bir us olarak kullanmislardir. Sovalyelerin adadaki egemenligi sirasinda insa ettirilen ve bugune kadar gelen bir cok binanin bulundugu ortacag sehri, Unesco tarafindan 1988’de Dunya Kultur Alani olarak ilan edilmistir.

152’de Osmanlilar adayi sovalyelerden almislardir. Yeni sahipleriyle ticari iliskiler icerisine girme hakkini reddeden Rodoslular, kirsal yasami tercih etmislerdir. Osmanli egemenligi sirasinda adalilar bircok kez isyan etmis ancak bu isyanlar basarisizlikla sonuclanmistir.

1912’de Italyanlar Rodos’u ve Oniki adanin kalan kismini , Italya ve Turkler arasindaki savas sirasinda isgal etmislerdir. İtalyanlar, kemerli kopruler, adaya elektrik getirilmesi, liman ve akvaryum yapimi gibi bir cok onemli mimari projenin altina imza atmislardir. İtalyanlarin yaptigi arkeolojik calismalarda da bir cok onemli tarihi buluntu gunsisigina cikarilmistir. Politik duzeyde ise, Onikiadanin ve Rodos’un ana kita Yunanistan ile birlesme istekleri kabul gormus ama hicbir zaman eyleme gecirilmemistir.

Onikiada ve Yunanistan icerisinde, adalarin Italyan Imparatorlugunun bir parcasi olmalarina dair cok az bir istek bulunmaktaydi. 1919’da, Venizelos- Tittoni anlasmasinin kurallari geregince Italya Rodos disinda butun adalari Yunanistan’a geri vermeyi kabul etmistir ancak bu da Kucuk Asya felaketinden dolayi hic bir zaman gerceklesme olanagi bulamamistir. 1923’deki Lozan Antlasmasi ile birlikte, Italya Onikiada’yi kendine baglamis ve 31 mart 1947’de Yunanistan ile birlesme hayali gercege donusmus ve İngiliz tuğgeneral A.S. Parker adayi resmi olarak Yunan askeri kuvvetlerine devretmistir.

[nggallery id=7]


Similar Posts